Monthly Archives: August 2013

Doğa bebeğe…

Doğa’cığım,

Senin doğumun beklediğim en uzun doğumlardan biriydi. 20 saat kadar sürdü gelişin, bunun 12 saatinde ben de hastanedeydim :) Bu kadar uzun süre, bu kadar özel bir günde birlikte olunca aileden biri gibi olmamak ne mümkün :) Teyzelerin, babanın kankaları derken sohbet muhabbetle zaman nasıl geçti anlamadık. Tabii bunu bir de anneciğine sor…  Fotoğraflara her baktığında onu daha bir seveceksin ;)

Benim için çok keyifli bir doğum macerasıydı seninki. İkinci gün, sanki onca saat bekleyip yorulan biz değilmişiz gibi, ne güzel de yaptık çekimi. Pembe pembe fotoğraflar çıktı ortaya. Senin gibi pembiş.

Umarım hayatın sunduğu mutlulukları doğmayı beklediğin kadar uzun beklemezsin :) Gökten hop diye düşüverirler avucunun içine. Sihirli bir şeyler olur durmadan.

doga_fdh_dsk.jpgdoga_p_dsk.jpgdoga_p2_dsk.jpg

İçine güneş kaçan fotoğraflar ve mutluluk…

O gün yorucu bir doğum çekiminden çıkmıştım. Hiç ara vermeden gidip bir de aile çekimi yapmam gerekiyordu. Yolda bu yorgunlukla nasıl olacak diye düşünüp duruyordum. Ya istediğim enerjiyi yansıtamazsam çekime?..

Tuğçe, iki meleği ve onların tatlı teyzeleriyle buluştuğum anda bu düşüncelerim havaya karıştı. Biraz soluklanıp sohbet ettik. Sonrası kuş sesleri, mis hava ve rengarenk çiçekler eşliğinde mutluluk… Zaman nasıl geçti anlamadık bile. Sadece açık havada “biraz” eğlendik. Ve ortaya içine güneş kaçmış kadar mutlu kareler çıktı.

Sevgili Tuğçe ve üç şirinler,

Aile çekimlerini hep severdim, sizinle daha da çok sevdim. O gökkuşağı tadındaki gün için teşekkürler :)

c9-tk_aile_fh_dsk.jpgc48-tk_p2_dsk.jpgtk_p1_dsk.jpgtk_p5_dsk.jpgtk_p6_dsk.jpgtk_p7_dsk.jpgtk_p3_dsk.jpg

 

 

 

“Ali Bey”e özel notumdur…

Sevgili “Ali Bey”,

Seninle ilk karşılaştığımız dakikalarda annenin karnından henüz çıkmış, “dünyaya hoş geldim” çığlığını atıyordun. Annenin objektifime o anki huzur dolu bakışını hiç unutmayacağım. Babansa bu baş döndürücü dakikaları kameraya almakla sana doya doya bakmak arasında gidip geliyordu. Sonra seni annene verdiler. Sustun. Bu anne denilen kadının göğsüne başımızı yasladık mı, kaç yaşında olursak olalım aynı kokuyu ve huzuru duymamız ne tuhaf… Yaşamın bazı büyüleri hiç değişmiyor.

Sonra aradan zaman geçti, ben üçünüzü çekmek için evinize geldim. Büyümüş, evin “Ali Bey”i olmuştun. Neyse ki bana çok da Ali Bey’lik taslamadın, gayet güzel pozlar verdin, rahat rahat yaptım çekimimi. Bunun için sana teşekkür ederim :) Umarım sen de beğenirsin ileride fotoğrafları. O karelerde sıcacık bir ev, mutlu bir anne baba ve aralarında minicik sen varsın.

Ne kadar büyürsen büyü, kapıdan girdiğinde kendini minicik hissedebileceğin kadar sıcak kalsın eviniz. O günkü gibi mutluluk koksun.

Senin için dileğim budur saygıdeğer “Ali Bey” :)

ali_fdh_dsk.jpgali_aile_dsk.jpgali_1_dsk.jpgali_2_dsk.jpgaliunal_p2_dsk.jpgali_p1_dsk.jpg