Monthly Archives: October 2013

Demir yumruk Hazal’a…

Hazal’cığım,

Senin doğumun gece geç vakit başlayıp sabah kadar süren uzuun bir doğumdu. Gayet renkli bir karakter olan ve beni katıldığım yarışmada görüp program biter bitmez arayan :) teyzen sayesinde beklerken pek sıkıldığımı söyleyemem. Bir ara koltukta kestirmişim hatta, bu kadar rahattı ortamımız yani :)

Deden her ne kadar “yeter artık çok hırpaladınız çocuğu, tepesinde bu kadar da olunmaz ki” deyip dursa da, eminim ileride seninle birlikte bu fotoğraflara bakarken “o fotoğrafçı kıza da boşu boşuna söylenmişim” diyecektir. Yani umarım :)

Sana çok mutlu bir yaşam diliyorum. Aşağıdaki Karate Kid fotoğraflarına bak, ne tatlısın. İşte onlardaki gibi hayatta ayakları üzerinde dimdik duran, karakterli bir kız ol. Güle güle büyü minik demir yumruk :)

hazal_fdhdsk.jpghazal2dsk.jpgh1dsk.jpg

Beliz’e…

Beliz’ciğim,

İnsan 30’undan sonra dost edinemez derler, yanlış. Senin cici Beyza teyzenle Lara ve Arya sayesinde tanıştık, sonrası mis gibi bir arkadaşlık…

Derken bir gün teyzen bana senin geleceğini müjdeledi. Anneni en son klasik mekanımız Beyaz Fırın’da gördüğümde karnından her an fırlayıverecek gibiydin. Nitekim gecenin bir vakti pat diye geliverdin. Koştur koştur gittik hastaneye. Annen her ne kadar kendisinin süreci zorlaştırdığını iddia etse de, bence harika bir doğumdu. Bir ara ona, “doğurmakla mı uğraşıyorsun, bana poz vermekle mi?” dediğimi hatırlıyorum. Artistik takılıp fıstık kareler vermeyi o anda bile hiç ihmal etmedi sağolsun :)

Seni daha dün gördüm. Çok tatlısın :) İstediğim zaman da gelip yanaklarını mıncırabilirim, o kadar yakınız. Güzel güzel büyüdüğünü, Lara ve Arya’nın kaydırağından kayıp, tırmanma iplerinde haylazlık yaptığın günleri görmek beni çok mutlu edecek. Sana kurabiye de alırım hem ;)

Öbür teyzen :)

beliz_fdh_dsk.jpgbeliz_p1_dsk.jpgbeliz_p2_dsk.jpg©Şeyda Odabaş Photography beliz_yd_dsk.jpgyd_p7dsk.jpgyd_p2dsk.jpgyd_p4dsk.jpgyd_p6dsk.jpg

Bu blog yazısı bir dosta gider…

Bazı blog yazılarını yazmak daha zor… Kelimelerim birbirine dolanıyor, ne yazsam yeterince ifade edemeyecekmişim gibi geliyor. Çünkü bazı insanlar çok özel. Çok dost. Hayat boyu dost…

Kaç yıl oldu bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki, kaç yıl daha geçerse geçsin, seninle arkadaşlığımız böyle güzel kalacak. Birbirimizin “en mutluluklarına” tanıklık edeceğiz. Geceler boyu konuşup paylaşıp yine doyamayacağız o içten, “gerçek” sohbetlere.

Mutluluklar Hüs’üm. Aşk herkese yakışır, ama sende biraz daha güzel duruyor. Fazlasıyla hak ettin çünkü.

Ve Vincent… Bienvenue damat!  :)

hsn_p1dsk.jpghsn_p11dsk.jpghsn_p6_dsk.jpghusp2dsk.jpghsn_p5_dsk.jpghsn_p2_dsk.jpghsn_p7_dsk.jpghsn_p4_dsk.jpghsn_p3_dsk.jpghsn_p10_dsk.jpg