Monthly Archives: February 2014

Masal bebeğin doğum masalı…

Sevgili Masal,

Hayatın bazı anları tam da masal gibidir, zamansızdır. Duygusu değişmez, hissettirdikleri değişmez, kalbimize yazıldığı gibi kalır. Ben böyle anları fotoğraflıyorum işte. Senin doğum hikayen gibi, güzel annenin hamileyken yüzüne yansıyan o naif mutluluk gibi… Her seferinde sihri baştan yaşıyorum. Küçük bir düğmeye basarak zamanı durdurmak… Hayatın, zamanın o hıphızlı geçişine meydan okumak… Yine kaptırdım gidiyorum :)

Seninle tanışmamız doğumundan önce, cengaver annenin Kasım ayında açık havada yapalım diyerek beni şaşırttığı hamile çekiminde oldu. Atladık Belgrad Ormanı’na gittik. Kızıl kahverengi yaprakların arasına serildik, annenle babana dedim ki siz nasıl içinizden geliyorsa öyle olun. Temiz hava çarpmıştı hepimizi zaten. Onlar kendi aralarında konuşup gülerken ben sadece denklanşöre bastım. Biliyorum ki kendiliğindenlik hep en güzeli. O kadar doğal aktı ki çekim, bir ara oradan geçen köpek geldi annenle babanın yanına oturuverdi. Şımardı, iki yana yuvarlandı, göbeğini açıp sevdirdi filan :) Çekimin davetsiz misafirini çok sevdik. Pozlarını verip uslu uslu ayrıldı yanımızdan. İleride bu fotoğraflara baktığında seni çok heyecanla bekleyen iki naif, güzel kalpli insan göreceksin.

Sonra doğum günün geldi çattı. Anneannenin özenle hazırladığı kapı süsüne, şekerlere bayıldım. Annen yine fazlasıyla heyecanlıydı. Hemşireler onu hazırlayıp odadan çıktıktan sonra “hazırım, ineyim bari ameliyathaneye” deyip hepimizi güldürdü :) Dur dedim, nereye, gelip alacaklar birazdan seni.

Biz bazen doğum anını şu ya da bu sebeplerden çekmeyiz. Böyle çekimlerde ameliyathane dışında bekleyen babaya odaklanırım ve bu bana ekstra keyif verir. Daha özel karelerin çıktığını söyleyebilirim. Baktığında anlayacaksın.

Yaz yaz bitmiyor, amma çok söyleyecek şeyim varmış. Senin masalında annenin ve babanın seni ilk gördüğü, sana ilk dokunduğu anlar beni en çok etkileyen anlar oldu. Kalbime yazıldılar :)

Masal’cığım, ben seni ve aileni çok sevdim. Masal gibi günleriniz olsun birlikte. Hayat hikayeleştiği sürece güzel :)

©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography m1dsk.jpg©Şeyda Odabaş Photography nilmasal_fdhdsk.jpgnilmasal_p1dsk.jpgnilmasal_p6dsk.jpgnilmasal_p5dsk.jpgnilmasal_p2dsk.jpg

Bahar gelse de çimlere yayılıp fotoğraf çeksek…

Emir’ciğim,

Annen beni aradığında doğum fotoğrafı çektiremediğini, hem yenidoğan hem aile çekimi yaptırmayı çok istediğini söylemişti. Fotoğraf çektirmeye bayılıyordu ayrıca. Bakalım, görecektik. Uzuun süren yenidoğan çekimlerinde benden önce anneler pes edip “ne zormuş yahuu” derler hep. Bakalım annen herkesten daha dayanıklı çıkacak mıydı? :) Bu düşüncelerle evinize geldiğimde odanda uyuyordun. Yüzünü minik sivilceler basmıştı; annen endişeleniyordu ya fotoğrafta çıkarsa bunlar da diye.  Pamuk gibi olacak dedim, merak etmeyin.

Çekime önce senden başladık. Bizi bir süre uğraştırdın ama sonrasında mışıl mışıl uyuduğun için fazla zorlanmadık. Anneli pozlara geçtiğimizde annenin içindeki model çıkıverdi ortaya. Ben kamera önünde olmaktan bu kadar mutlu olan, hiç sıkılmayan bir anneye daha rastlamadım :) Tüm çekim su gibi aktı.

Evi bitirdik, doyamadık bahçeye indik. Rüzgar vardı ama bu fotoğraf delisi anneni vazgeçirmedi :) Uçan kaçan eşyalarımızı toplaya toplaya yaptık çekimi. Bence çok da güzel oldu. Yazını ancak yazıyorum aradan bayağı bir zaman geçti. Olsun. Fotoğraflara bakınca dedim ki bahar gelse de çimlere yayılıp aile çekimleri yapsam. Senin fotoğraf maceran tüm bahar özlemi çekenlere gelsin o zaman.

Pamuk Emir, güle güle büyü. Yazın parklarda bahçelerde hoppidi hoppidi koşacak kıvama geleceksin ne güzel :)

emir_fyddsk.jpgemir1dsk.jpgemir3dsk.jpgemir2dsk.jpgemir_faile2dsk.jpgemir4dsk.jpgemir5dsk.jpgemir_failedsk.jpgemir6dsk.jpgemir7dsk.jpg