Monthly Archives: February 2016

Cihangir bebeğe…

Sevgili Cihangir,

Bazı doğumlarda uzun saatler beklemek hiç sıkmaz, çünkü her anı ayrı bir maceradır. Blog başına oturduğunda da böyle benim gibi ekrana bakar bakar, neresini yazsam diye düşünür durursun :)

Fotoğrafa fazlasıyla yakışan kıpkırmızı saçlarıyla kendini tamamen akışa bırakan, bir an gülerken, hemen ardından şaşkınlıkla karışık gözyaşı döken tatlı annen, ona inanılmaz güzel şekilde destek veren baban ve ailenin geri kalan renkli karakterleriyle o kadar saat nasıl geçti inan hiç anlamadım.

Sen geldikten sonra annenin suratındaki ifade, girdiğim onca doğumda gördüğüm belki de en vurucu ifadeydi. Tam bir şok! “Bu benim bebeğim mi?” diye soran kocaman açılmış gözleriyle dakikalarca bakakaldı sana. Ben de ona :)) Seni kucağına verdiklerinde ise gülümsemesine dünyaları sığdırdı sanki.

Başka ne denir bilemedim bu kadar güzel doğuma… A, odada senin için kesilen 1. gün pastasını da unutmamak lazım. Seni “iyi ki doğdun”u en erken duyan bebek ilan ediyorum :))

Hayatının her günü kutlama gibi geçsin dilerim. Bir kez daha iyi ki doğdun!

cihangir_fdh1.jpgc1.jpgc34.jpgc7.jpgc10.jpgc5.jpgc9.jpgc12.jpgc13.jpgc35-c77.jpgc16.jpgc17.jpgc18.jpgc19.jpgcihangir_fdh2.jpgc20.jpgc24.jpgc22.jpgc32.jpgc25.jpgc26.jpgc28.jpgc31.jpgc33.jpgc35.jpg

Nil Derin’e…

Sevgili Nil Derin,

O gün yılbaşı. Her yer kar. Doğumun muhtemelen gece olacak. Hangi yılın bebeği olacaksın acaba diye geçiyor aklımdan. Derken gündüz haber geliyor, yirmi dakika içinde hastanedeyim, anneni ameliyathaneye almışlar. Baban ve teyzen doğuma nasıl olsa daha var diye birşeyler almak için eve gitmişler. Ev biraz uzak, yetişemeyecekler. Annenle yalnızız. Alelacele giyindim, ameliyathanenin önünde annene epidural takılmasını bekliyorum. Biraz daha vakit var içeriye girmeme. Anestezist işaret etti, annen beni görmek istemiş :) “Geldim, buradayım merak etmeyin” dedim. Birbirimize gülümsedik. Sonra sen geldin. Annenin gözünde bir damla yaş. O yaş akmıyor, duruyor orada çünkü o an zaman da, dünya da duruyor :)

Bebek odasındayız. Baban koşarak içeriye dalıyor. Seni görünce nutku tutuluyor, ağlamakla ağlamamak arasında gidip geliyor. Pespembe, huzurlu, biblo gibi bir bebeksin.

Sonraki her kare daha fazla mutluluk. Hoş geldin çilek kız. Fark ettim ki doğumun gibi aceleci cümlelerle yazmışım yazını ;)

nilderin_fdh.jpg©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography 9.jpgnd4.jpg©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography

 

 

Ela bebek bu yazı sana…

Sevgili Ela,

Son derece sakin, hatta “cool” annen ve çekim boyunca onu da yoldan çıkaran esprili, komik suratlar yapma ustası baban sayesinde senin doğum hikayen de hafızamdaki unutulmazlar arasında yerini aldı. Onlar kendi aralarında bolca eğlenip günün tadını çıkarırken, “durun yahu güldürmeyin, çekemiyorum” dediğimi hatırlıyorum :)

Sen ise tam bir kontes çıktın. Yenidoğan çekimindeki pozların “doğuştan kibarım ben” diye bağırıyorlar. Şu an durum ne bilmiyorum tabii; hala uykucu prenses misin, yoksa seninkilere uyup da cingözün tekine mi dönüştün? :))

Sana içine doğduğun bu eğlencenin sürekli olduğu bir yaşam diliyorum. O zaman dans! :)

ela_fdh1.jpge22.jpge20.jpge29.jpge25.jpge24.jpge11.jpge12.jpge10.jpgefdh2.jpge6.jpge5.jpge15.jpge7.jpge16.jpge9.jpg©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography ©Şeyda Odabaş Photography