Tag Archives: dr ibrahim bildirici

Lila bebek bu yazı sana…

Sevgili Lila,

7 Nisan 2014, gece saat 23:22. Bilgisayarımın başında fotoğraf düzenliyorum. “İçten bir mesaj” başlıklı şöyle bir mail aldım:

“Sevgili Şeyda, seni tesadüfen internetten buldum ve saatlerdir gözümü sitenden ayıramıyorum. Yakaladığın o mutlu anlar ve blogunda anlattığın o içten hislerinle şimdiden sana kanım öyle ısındı ki! İşini ne kadar severek yaptığın ve çok pozitif bir enerjin olduğu gözlerinden belli. Henüz hamile değilim ama olduğumda yanımda olmanı çok isterim. Umarım bir gün böyle güzel bir vesileyle tanışırız. Sevgilerimle.”

On dakika kadar ekrana bakakaldım. Mesleğimde belki de kalbimi en çok çarptıran, beni en çok gülümseten anlardan biriydi. İlkti. Baksana annen hamile bile değildi! 23:33’te şöyle bir cevap yazdım ona:

“Bu ne güzel maildir ki böyle, mesleğime bir kez daha aşık oldum :) Çok teşekkür ederim. Ben biliyorum bir gün karşılaşacağımızı. İyi geceler :)”

Aradan 1 sene 1 ay geçti. Tarih 27 Mayıs 2015. Gelen mail şöyle:

“Merhaba Şeyda, biraz gecikmeli de olsa 5. ayını bitirmek üzere olan bir hamile olarak artık tanışma vaktimizin geldiğini düşünüyorum :)) Sen ne dersin?.. Çok sevgiler.”

Ne mi dedim?

“Aaaa aa bir saniye :)) Sen osun! 7 Nisan 2014 tarihli o müthiş maili yazan Tuğçe ya :D Yahoo’daki show original message’a basınca yanlışlıkla alta indi ve o maili gördüm :) Gecenin bu vakti yine mutlu oldum yine mutlu oldum ve ekrana aaaa diye bakakaldım :D Şapşi gibi. Neyse işte öyle. İyi gecelerr. Ben arayacağım seni, 1 hafta sonra filan sanırım görüşebiliriz.”

İşte biz annenle böyle tanıştık Lila’cığım. Senin doğum hikayen baştan sona bize ait anılarla da dolu. Öncesi ayrı güzel, sonrası ayrı.

Babyshower’ındaki harika ortamı, ince zevk ürünü süsleme detaylarını, annenle aramızda giderek ilerleyen arkadaşlığı geçip doğumuna gelmek istiyorum. Zira hepsini yazsam bu blog yazısı on sayfa sürer :)

Seni saatlerce bekledik saatlerce… İlk kez pes edip, sabaha karşı hastane lobisinde uyuduğum doğum senin doğumundur :)) Uyandığımda annen hala odada sancı çekiyordu. Neyse ki bundan sonrası çok da uzun sürmedi. Tüm süreçte annenin yanında baban, anneannen ve bendik. Dördümüz küçük, dayanışma içinde bir aileydik sanki, anlatamıyorum tam olarak, çok güzeldi. Nihayet dünyaya geldiğinde, babanın tüm gece tuttuğu gözyaşları daha fazla dayanamadı. O anın karesini ayrı bir seviyorum.

Lila ya, ben anlatamıyorum :) Sözü fotoğraflara bırakayım en iyisi. Sana, annenle benimkine benzer muhteşem hikayelerle dolu bir yaşam diliyorum. Şu anda seni kucaklamak isterdim ama elimden sadece güzel dileklerde bulunmak geliyor :) Güle güle büyü pastel morların tatlı prensesi. Görüşmek üzere.

lila_fdh3.jpglila_fdh4.jpglila16.jpglila40.jpglila12.jpglila8.jpglila9.jpglila13.jpglila41.jpglila17.jpglila14.jpglila_fdh1.jpglila_fdh2.jpglila18.jpglila21.jpglila22.jpglila20.jpglila23.jpglila43.jpglila42.jpglila24.jpglila25.jpglila26.jpglila27.jpglila28.jpglila29.jpglila30.jpglila31.jpglila32.jpglila33.jpglila36.jpglila35.jpglila34.jpglila44.jpglila45.jpglila37.jpglila_fdh6.jpglila3.jpglila1.jpglila2.jpglila5.jpg

 

Aydın Cem bebeğe…

Cem’ciğim,

Senin doğumun biraz maceralıydı. Doktorumuzun plan değişikliği yüzünden ilk çığlığını duyamasam da hikayenin geri kalan tüm detaylarını fotoğraflama şansına ulaştım. Ortalık sakinleştikten sonra pek güzel oldu kareler. Benim bazı bebeklerim ilk günden etrafı cin gibi gözlerle inceleyip dört bir yana gülücük atıyorlar. Sen de onlardan birisin. Sizi gülerken yakalamayı çok seviyorum. “Hmm… Dışarısı da fena değilmiş sanki…” ya da “etrafımda toplanan şu insanlar çok komik…” filan der gibi oluyorsunuz. İleride fotoğraflardaki mimiklerine baktığında kendine güleceğinden eminim, ki insanın kendine gülebilmesi önemli ;) Umarım iç huzuru bol, neşesi bol bir yaşam sürersin güleç pıtırcık.

aydincem_fdh1dsk.jpgac2.jpgac3.jpgac6.jpgac7.jpgac8.jpgac1.jpgaydincem_fdh2.jpgac5.jpgac4.jpg

 

 

 

Merhaba dünya, sana da merhaba doktor!

İlk nefesi en yakından duymak, hayata uzanan minik ellerden tutmak… Tüm doktorlar değerli ve özel, ama onların kalplerdeki yeri biraz daha ayrıcalıklı sanki :) Başta kızımın doktoru sevgili Alper Mumcu olmak üzere tüm doğum doktorlarının ve diğer sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlu mutlu olsun. Daha nice hayatlara dokunmanız dileğiyle…

dogumfotograflari1.jpgdogumfotograflari2.jpgdogumfotograflari3.jpgdogumfotograflari4.jpg

 

Rüzgar Erdem bebeğe…

Sevgili Rüzgar Erdem,

O gece telefonum çaldığında saat 11’e geliyordu. Baban “Şeyda Hanım müsait misiniz? Bu sabaha karşı doğumumuz var” deyince şaşırdım. Daha önce son haftacı anne-babalarım olmuştu, ama seninkiler onları da geçip tam anlamıyla son dakikacı çıktılar :) Atladım geldim yanınıza.

Annen odada son derece sakin bir şekilde sancılarını çekiyordu. Onun derin nefes alışverişlerine ben de eşlik ettim. Çok güzel, güçlü bir kadın. Ama laf aramızda, doğumhanedeki yatağın yan kolunu çekip çıkaracak kadar güçlü olduğunu da tahmin etmemiştim :) Hepimizi şaşırttı. Kendi bile şaşırdı. Çok güldük.

Sonra sen geldin. Hayatımda gördüğüm en güleryüzlü, en sempatik ve işine aşık doktorlardan biri olan İbrahim Bildirici’nin kucağında bana çok güzel pozlar verdin. Babacığın o anların hepsini kameraya çekti. Sonra izlersin. Bu arada, senin göbek bağını baban kesti. Çok etkilendim. İçimden dedim ki, annenle seni ayıran baban olsun be Rüzgar! :)

Verdiğin mücadeleden olacak, annenin göğsünde saatlerce, tatlı tatlı uyudun. Anneciğin de ellerine, ayaklarına dokunmaya doyamadı. Bir ara ikinizin de yüzünde aynı keyifli ifade vardı. İsterim ki o ifade yaşam boyu yer etsin içinizde. Hostes anneciğin ve pilot babacığınla mutluluktan uç. Hayat kanatlandırsın seni.

ruzgarerdem_fdhdsk.jpgrerdem_poster3dsk.jpgrerdem_p2dsk.jpg